Şu anda giriş yapmadınız. Giriş yapınız veya üye olunuz.
KPDS Phrasal Verbs Listesi  
Burada yer alan kelimeler, KPDS'de en çok çıkan kelimelerdir. Bu kelimeleri dilerseniz Word belgesi olarak bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz.
Word Belgesi Oluşturma KPDS Phrasal Verbs Listesi (Örnek cümle yok, yaklaşık 19 sayfadır)
KPDS Phrasal Verbs Listesi (Her kelime için 10 örnek cümle, yaklaşık 78 sayfa)
KPDS Phrasal Verbs Listesi (Her kelime için en fazla 100 örnek cümle, yaklaşık 144 sayfa)
NoKelimeAnlamıEk Bilgiler
1turn tomüracaat etmek, baş vurmak, yardımını istemek;
işe koyulmak;
(belirli bir sayfayı) açmak.
Ekler: turns to / turned to / turn·ing to
Hecelenişi: turn to
Okunuşu: /təːn tə /
2get acrossaçıklamak, anlaşılmasını sağlamak.Ekler: gets across / got across / got across / got·ten across / get·ting across
Hecelenişi: get across
Okunuşu: /gɛt ə’krɒs /
3get ingirmek;
sokmak;
katılmak;
(ürün) kaldırmak
Ekler: gets in / got in / got in / got·ten in / get·ting in
Hecelenişi: get in
Okunuşu: /gɛt ɪn /
4give upvaz geçmek, teslim olmak, ümidi kesmek;
pes etmek;
terketmek, teslim etmek.
Ekler: gives up / gave up / giv·en up / giv·ing up
Okunuşu: /gɪv ʌp /
5hear aboutoğrenmek, haber almak.Ekler: hears about / heard about / hear·ing about
Hecelenişi: hear about
Okunuşu: /hɪə ə’baʊt /
6break inzorla girmek;
lafa karışmak;
araya girmek;
alıştırmak.
Ekler: breaks in / broke in / bro·ken in / break·ing in
Hecelenişi: break in
Okunuşu: /breɪk ɪn /
7try outbirisinin kabiliyetini denemek.Ekler: tries out / tried out / try·ing out
Hecelenişi: try out
Okunuşu: /trʌɪ aʊt /
8call intoplamak (para, borç).Ekler: calls in / called in / call·ing in
Hecelenişi: call in
Okunuşu: /kɔːl ɪn /
9call backgeri çağırmak;
arayan kimseye telefon etmek.
Ekler: calls back / called back / call·ing back
Hecelenişi: call back
Okunuşu: /kɔːl bak /
10take upyukarı çekmek, kaldırmak;
tutmak;
üzerine almak, karışmak;
poliçeyi ödemek;
almak;
kısaltmak;
başlamak;
ele almak;
kabul etmek.
Ekler: took up / tak·en up / tak·ing up
Hecelenişi: take up
Okunuşu: /teɪk ʌp /
11go upçıkmak, yükselmek, fırlamak;
tiyatro sahnenin arka tarafma gitmek;
üniversiteye girmek;
k.dili mahvolmak, batmak.
Ekler: goes up / went up / gone up / go·ing up
Okunuşu: /gəʊ ʌp /
12fall uponsaldırmak, üstüne gelmek.Ekler: falls upon / fell upon / fall·en upon / fall·ing upon
Okunuşu: /fɔːl ə’pɒn /
13take apartayırmak, koparmak;
soruşturmak.
sökmek, parçalara ayırmak.
Ekler: took apart / tak·en apart / tak·ing apart
Hecelenişi: take apart
Okunuşu: /teɪk ə’pɑːt /
14tell offsayıp ayırmak;
k.dili yüzüne vurmak, şiddetle azarlamak.
Ekler: tells off / told off / tell·ing off
Hecelenişi: tell off
Okunuşu: /tɛl ɒf /
15cut downöidürmek;
(ağaç) kesmek;
azaltmak;
kısaltıp yeniden dikmek (elbise).
Ekler: cuts down / cut down / cut·ting down
Hecelenişi: cut down
Okunuşu: /kʌt daʊn /
16come atvarmak, ulaşmak;
ile uğraşmak;
üstüne yürümek, saldırmak.
Ekler: comes at / came at / come at / com·ing at
Hecelenişi: come at
Okunuşu: /kʌm at /
17bring outmeydana çıkarmak, göz önüne sermek, belirtmek;
neşretmek.
Ekler: brings out / brought out / bring·ing out / bring·ers out
Hecelenişi: bring out
Okunuşu: /brɪŋ aʊt /
18wind uptoplayıp sarmak;
bitirmek, halletmek, sonuçlandırmak;
makara veya vinç ile kaldırmak;
kapatmak (araba penceresi);
beysbol. topu atmak için kolu yukarı kaldırmak.
Ekler: winds up
Hecelenişi: wind up
Okunuşu: /wɪnd ʌp /
19be carried awaysürüklenrnek;
kapılmak.
Ekler: am carried away / are carried away / is carried away / are carried away / was carried away / were carried away / were carried away / been carried away / be·ing carried away
20fall back uponbaşvurmakEkler: falls back upon / fell back upon / fall·en back upon / fall·ing back upon
Okunuşu: /fɔːl bak ə’pɒn /
21fall toyemeğe veya harbe başlamak, girişmek, başlamak.Ekler: falls to / fell to / fall·en to / fall·ing to
Okunuşu: /fɔːl tə /
22drop offdüşmek, azalmak (sayıca), eksilmek;
uykuya dalmak.
Ekler: drops off
Hecelenişi: drop off
Okunuşu: /drɒp ɒf /
23run awaykaçmak, firar etmek.
kaçmak
Ekler: runs away / ran away / run away / run·ning away
Okunuşu: /rʌn ə’weɪ /
24back outcaymak, sözünden dönmek.Ekler: backs out
Hecelenişi: back out
Okunuşu: /bak aʊt /
25turn offkapamak;
kesmek;
lafa boğmak, sözü çevirip cevapsız bırakmak;
sapmak;
yol vermek;
argo. ilgisini kaybetmek.
Ekler: turns off / turned off / turn·ing off
Hecelenişi: turn off
Okunuşu: /təːn ɒf /
26call outyüksek sesle konuşmak;
işbaşına çağırmak;
greve çağırmak.
Ekler: calls out / called out / call·ing out
Hecelenişi: call out
Okunuşu: /kɔːl aʊt /
27make forsağlamak;
saldırmak
Ekler: makes for / made for / mak·ing for
Okunuşu: /meɪk fɔː /
28give offçıkarmak (duman, koku, ışık);
sızdırmak (gaz);
salmak (dal).
Ekler: gives off / gave off / giv·en off / giv·ing off
Hecelenişi: give off
Okunuşu: /gɪv ɒf /
29get onbinmek;
uyuşmak, anlaşmak;
idare etmek.
Ekler: gets on / got on / got on / got·ten on / get·ting on
Hecelenişi: get on
Okunuşu: /gɛt ɒn /
30give inteslim olmak;
kabul etmek, susmak.
Ekler: gives in / gave in / giv·en in / giv·ing in
Hecelenişi: give in
Okunuşu: /gɪv ɪn /
31check outotelden hesabını görüp ayrılmak;
, k. dili. öimek;
soruşturmak, doğru olup olmadığını araştırmak;
doğru olduğu açığa çıkmak;
(mağazada) seçtiklerini kasada hesap ettirmek;
işleyişini kontrol etmek.
Ekler: checks out / checked out / check·ing out
Hecelenişi: check out
Okunuşu: /tʃɛk aʊt /
32look foraramak, beklemek.Ekler: looks for / looked for / look·ing for
Hecelenişi: look for
Okunuşu: /lʊk fɔː /
33catch on(k. dili) anlamak;
tutulmak;
moda olmak.
Ekler: catch·es on / caught on / catch·ing on
Hecelenişi: catch on
Okunuşu: /katʃ ɒn /
34come into(mirasa) konmak;
girmek, katılmak.
Ekler: comes in·to / came in·to / come in·to / com·ing in·to
Hecelenişi: come in·to
Okunuşu: /kʌm ’ɪntʊ /
35call atuğramak.Ekler: calls at / called at / call·ing at
Hecelenişi: call at
Okunuşu: /kɔːl at /
36break offkırılıp ayrılmak;
birdenbire durmak;
ilişiğini kesmek.
Ekler: breaks off / broke off / bro·ken off / break·ing off
Hecelenişi: break off
Okunuşu: /breɪk ɒf /
37get atvarmak;
demek istemek;
başlamak, yapmak;
k.dili etkilemek.
Ekler: gets at / got at / got at / got·ten at / get·ting at
Hecelenişi: get at
Okunuşu: /gɛt at /
38go afterpeşinden gitmek (yakalamak veya almak için sıra ile)Ekler: goes af·ter / went af·ter / gone af·ter / go·ing af·ter
Hecelenişi: go af·ter
Okunuşu: /gəʊ ’ɑːftə /
39put acrossk.dili muvaffakıyetle yapmak;
kabul ettirmek.
götürmek;
iletmek;
taşımak
Ekler: puts across / put across / put·ting across
Okunuşu: /pʊt ə’krɒs /
40come awaybırakıp gelmek.Ekler: comes away / came away / come away / com·ing away
Hecelenişi: come away
Okunuşu: /kʌm ə’weɪ /
41take overteslim almak;
idareyi elinde tutmak.
Ekler: took over / tak·en over / tak·ing over
Hecelenişi: take over
Okunuşu: /teɪk ’əʊvə /
42go ondevam etmek, ileri gitmek;
hareket etmek;
sahneye çıkmak. Go on ! Devam et! Yapma ! İnanmıyorum.
devam etmek.
Ekler: goes on / went on / gone on / go·ing on
Hecelenişi: go on
Okunuşu: /gəʊ ɒn /
43break throughi. ,ask. cepheyi yarıp geçme;
hamle.
Ekler: breaks through / broke through / bro·ken through / break·ing through
Okunuşu: /breɪk θruː /
44drop inuğramak.Ekler: drops in
Hecelenişi: drop in
Okunuşu: /drɒp ɪn /
45keep awayuzak durmak;
uzak tutmak.
Ekler: keeps away / kept away / keep·ing away
Hecelenişi: keep away
Okunuşu: /kiːp ə’weɪ /
46come outanlaşılmak;
çıkmak;
görünmek;
grev yapmak;
sonuçlanmak;
yayımlanmak
Ekler: comes out / came out / come out / com·ing out
Okunuşu: /kʌm aʊt /
47go bygeçmek, yanından geçmek;
-e göre davranmak;
ismi ile tanınmak.
geçip gitmek.
Ekler: goes by / went by / gone by / go·ing by
Hecelenişi: go by
Okunuşu: /gəʊ bʌɪ /
48go throughyoklamak, gözden geçirmek;
geçirmek (hastalık, tecrübe);
üstünden girip altından çıkmak, sarfedip bitirmek;
geçmek;
durmadan gitmek (tren);
kabul edilmek (tasan).
gözden geçirmek;
dibine darı ekmek;
dayanmak, sürmek, geçmek;
olmak.
Ekler: goes through / went through / gone through / go·ing through
Okunuşu: /gəʊ θruː /
49work outçözmek;
çözülmek;
halletmek;
hesaplamak;
keşfetmek;
planlamak;
sonuçlandırmak;
sonuçlanmak;
tüketmek;
yürümek
Ekler: works out / worked out / work·ing out
Okunuşu: /wəːk aʊt /
50look infırsat;
şans
Ekler: looks in / looked in / look·ing in
Okunuşu: /lʊk ɪn /
51call offçevirmek;
yüksek sesle okumak;
iptal etmek.
Ekler: calls off / called off / call·ing off
Hecelenişi: call off
Okunuşu: /kɔːl ɒf /
52set uphavaya dikmek;
açmak;
kurmak, tesis etmek;
işe başlatmak;
yükseltmek (ses);
ileri sürmek;
mevkiini yükseltmek;
harflerini dizmek;
dik durdurmak;
kendine getirmek;
gerip tam yerine getirmek (yelken).
Hecelenişi: set up
Okunuşu: /sɛt ʌp /
53set outyola çıkmak, koyulmak, başlamak;
sınırlarını belirtmek;
yaymak, göz önüne sermek;
resmetmek;
daldırmak (fidan).
Hecelenişi: set out
Okunuşu: /sɛt aʊt /
54bring aboutsebep olmak, hâs etmek;
beraberinde getirmek.
Ekler: brings about / brought about / bring·ing about / bring·ers about
Hecelenişi: bring about
Okunuşu: /brɪŋ ə’baʊt /
55pull throughpaçayı kurtarmak.Ekler: pulls through / pulled through / pull·ing through
Hecelenişi: pull through
Okunuşu: /pʊl θruː /
56get tobaşlamak;
yapabilmek;
bağlantı kurmak.
Ekler: gets to / got to / got to / got·ten to / get·ting to
Okunuşu: /gɛt tə /
57hold offuzakta tutmak, araya mesafe koymak;
gecikmek.
Ekler: holds off / held off / hold·ing off
Hecelenişi: hold off
Okunuşu: /həʊld ɒf /
58keep ondevam etmek.Ekler: keeps on / kept on / keep·ing on
Hecelenişi: keep on
Okunuşu: /kiːp ɒn /
59look throughincelemek;
muayene;
tetkik
Ekler: looks through / looked through / look·ing through
Okunuşu: /lʊk θruː /
60bring upyetiştirmek büyütmek: yaklaşmasını sağlamak.Ekler: brings up / brought up / bring·ing up / bring·ers up
Okunuşu: /brɪŋ ʌp /
61keep offyaklaştırmamak, uzak tutmak;
uzak kalmak
Ekler: keeps off / kept off / keep·ing off
Hecelenişi: keep off
Okunuşu: /kiːp ɒf /
62look outsakınmak;
gözetmek.
Ekler: looks out / looked out / look·ing out
Hecelenişi: look out
Okunuşu: /lʊk aʊt /
63fall offçekilmek, azalmak, düşmek, bozulmak.
düşmek;
azalmak;
bırakmak.
Ekler: falls off / fell off / fall·en off / fall·ing off
Hecelenişi: fall off
Okunuşu: /fɔːl ɒf /
64get outayrılmak, kaçmak;
ortaya çıkmak, sızmak;
yayınlamak;
güçlükle söylemek;
çıkarmak.
Ekler: gets out / got out / got out / got·ten out / get·ting out
Hecelenişi: get out
Okunuşu: /gɛt aʊt /
65fall back on(güvenilecek bir kimseye veya bir yere) başvurmak.Ekler: falls back on / fell back on / fall·en back on / fall·ing back on
Hecelenişi: fall back on
Okunuşu: /fɔːl bak ɒn /
66break awayayrılmak;
kaçmak;
kopma;
kopmak;
kurtulmak
Ekler: breaks away / broke away / bro·ken away / break·ing away
Okunuşu: /breɪk ə’weɪ /
67give outtakati kesilmek, bitmek;
ilân etmek, yaymak, bildirmek.
Ekler: gives out / gave out / giv·en out / giv·ing out
Hecelenişi: give out
Okunuşu: /gɪv aʊt /
68look intoaraştırmak, soruşturmak, incelemek.Ekler: looks in·to / looked in·to / look·ing in·to
Hecelenişi: look in·to
Okunuşu: /lʊk ’ɪntʊ /
69back downcaymak, sözünden dönmek.Ekler: backs down
Hecelenişi: back down
Okunuşu: /bak daʊn /
70get bygeçmek, yetmek;
k.dili gecinmek;
k.dili yakayı ele vermeden yapmak.
Ekler: gets by / got by / got by / got·ten by / get·ting by
Hecelenişi: get by
Okunuşu: /gɛt bʌɪ /
71break outzuhur etmek, patlak vermek;
tıb. dökmek (sivilce, kızamık v.b.);
(hapishane v.b.’den) firar etmek.
Ekler: breaks out / broke out / bro·ken out / break·ing out
Hecelenişi: break out
Okunuşu: /breɪk aʊt /
72call onbaşvurmak;
istemek;
uğramak
Ekler: calls on / called on / call·ing on
Okunuşu: /kɔːl ɒn /
73send outgöndermek, dışarı göndermek;
dağıtmak, neşretmek.
Ekler: sends out / sent out / send·ing out
Hecelenişi: send out
Okunuşu: /sɛnd aʊt /
74run overziyarete gitmek;
ezmek, çiğnemek;
üstünden geçmek, tekrarlamak;
göz gezdirmek, gözden geçirmek;
taşmak.
ezmek;
taşmak
Ekler: runs over / ran over / run over / run·ning over
Okunuşu: /rʌn ’əʊvə /
75watch outdikkat etmek.Ekler: watch·es out / watched out / watch·ing out
Hecelenişi: watch out
Okunuşu: /wɒtʃ aʊt /
76go overgeçmek, öbür tarafa geçmek;
tekrarlamak;
incelemek, tetkik etmek, prova etmek;
k.dili başarmak.
Ekler: goes over / went over / gone over / go·ing over
Hecelenişi: go over
Okunuşu: /gəʊ ’əʊvə /
77fall ongelmek, düşmek;
hücum etmek, üstüne düşmek, saldırmak;
keşfetmek. This month the twentieth fell on a Friday. Bu ayın yirmisi cumaya rastladı.
Ekler: falls on / fell on / fall·en on / fall·ing on
Hecelenişi: fall on
Okunuşu: /fɔːl ɒn /
78blow outüfleyip söndürmek;
patlamak (lastiği);
dinmek (fırtına);
atmak (sigorta);
üfleyip pisliğini çıkarmak.
Ekler: blew out / blown out / blow·ing out
Hecelenişi: blow out
Okunuşu: /bləʊ aʊt /
79put downaşağı koymak, yere koymak, indirmek;
bastırmak, menetmek;
yazmak, kaydetmek;
argo. susturmak, ağzını kapamak;
argo. tenkit etmek.
azaltmak;
düşürmek;
eleştirmek;
indirmek;
kaydetmek;
kısmak;
koymak;
kötüleme;
sanmak;
susturmak;
tenkit etmek;
yazmak;
yüklemek
Ekler: puts down / put down / put·ting down
Okunuşu: /pʊt daʊn /
80send foraratmak, çağırtmak;
biriyle ısmarlamak
Ekler: sends for / sent for / send·ing for
Hecelenişi: send for
Okunuşu: /sɛnd fɔː /
81bring forwardileri sürmek, ortaya atmak;
hesap yekününü nakletmek.
göz önüne koymak, dikkati çekmek;
nakliyekun yapmak.
Ekler: brings for·ward / brought for·ward / bring·ing for·ward / bring·ers for·ward
Hecelenişi: bring for·ward
Okunuşu: /brɪŋ ’fɔːwəd /
82put offtehir etmek, geciktirmek, başka vakte bırakmak;
çıkarmak (giysi);
reddedilmek;
den. açılmak, ayrılmak.
atlatmak;
bahane;
ertelemek;
mazeret;
müeccel;
oyalamak;
reddedilmek;
soğutmak
Ekler: puts off / put off / put·ting off
Okunuşu: /pʊt ɒf /
83make upbarışmak;
bestelemek;
makyaj;
meydana getirmek;
oluşturmak;
oluşum;
telafi etmek;
toparlamak;
türetmek;
uydurmak;
yapı;
yazmak
Ekler: makes up / made up / mak·ing up
Okunuşu: /meɪk ʌp /
84keep in touch withtemasta bulunmak, alâkayı devam ettirmek.Ekler: keeps in touch with / kept in touch with / keep·ing in touch with
Okunuşu: /kiːp ɪn tʌtʃ wɪð /
85let downindirmek;
boşa çıkarmak, hayal kırıklığına uğratmak.
Ekler: lets down / let down / let·ting down
Hecelenişi: let down
Okunuşu: /lɛt daʊn /
86put ongiymek;
taklidini yapmak, suretini takınmak;
açmak;
atfetmek, üzerine yüklemek;
toplamak, şişmanlamak;
argo. aldatmak.
almak;
artırmak;
atfetmek;
çalıştırmak;
eklemek;
giyinmek;
giymek;
numara;
şişmanlamak
Ekler: puts on / put on / put·ting on
Okunuşu: /pʊt ɒn /
87look tobaşvurmakEkler: looks to / looked to / look·ing to
Okunuşu: /lʊk tə /
88pay offmaaş vermek;
öç almak, acısını çıkarmak;
A.b.d.,k.dili işe yaramak;
A.b.d., argo. rüşvet vermek.
Ekler: pays off / paid off / pay·ing off
Hecelenişi: pay off
Okunuşu: /peɪ ɒf /
89get down tobaşlamak.Ekler: gets down to / got down to / got down to / got·ten down to / get·ting down to
Okunuşu: /gɛt daʊn tə /
90hang upgeri bırakmak, ertelemek, tehir etmek;
kapamak (telefon).
Ekler: hangs up / hung up / hanged up / hang·ing up / hanged up
Okunuşu: /haŋ ʌp /
91throw upyukarı atmak;
kusmak;
vaz geçmek;
acele bina etmek, acele yığmak.
Ekler: throws up / threw up / thrown up / throw·ing up
Hecelenişi: throw up
Okunuşu: /θrəʊ ʌp /
92carry outbaşarmak;
tamamlamak;
icra etmek.
Hecelenişi: car·ry out
Okunuşu: /kari aʊt /
93look down on(birini) hor görmek.Ekler: looks down on / looked down on / look·ing down on
Hecelenişi: look down on
Okunuşu: /lʊk daʊn ɒn /
94turn onaçmak;
çevirmek;
argo. heyecanlandırmak, esritmek;
argo. esrar kullanmak;
bağlı olmak, bakmak;
düşman olmak.
Ekler: turns on / turned on / turn·ing on
Hecelenişi: turn on
Okunuşu: /təːn ɒn /
95do away withatmak, kaldırmak;
öldürmek.
yok etmek, öldurmek, ortadan kaldırmak.
Ekler: does away with / did away with / done away with / do·ing away with
Okunuşu: /duː ə’weɪ wɪð /
96pass fordiye geçinmek.Ekler: pass·es for / passed for / pass·ing for
Hecelenişi: pass for
Okunuşu: /pɑːs fɔː /
97take inalmak, içeriye almak;
daraltmak;
yelken sarmak;
kapsamak;
anlamak;
k.dili aldatmak, yutturmak;
(a.b.d.), k.dili gezmek, görmek.
Ekler: took in / tak·en in / tak·ing in
Hecelenişi: take in
Okunuşu: /teɪk ɪn /
98come aboutolmak, vaki olmak;
dönmek, volta etmek.
Ekler: comes about / came about / come about / com·ing about
Hecelenişi: come about
Okunuşu: /kʌm ə’baʊt /
99add uptoplamak, yekun çıkarmak;
neticelenmek;
k.dili anlaşılmak, belli olmak.
Ekler: adds up / add·ed up / add·ing up
Okunuşu: /ad ʌp /
100show offgösteriş yapmak.
gösteriş yapmak;
göstermek.
Ekler: shows off / showed off / shown off / showed off / show·ing off
Hecelenişi: show off
Okunuşu: /ʃəʊ ɒf /
101clear uphalletmek;
aydınlatmak;
açılmak (hava);
iyileşmek (hastalık).
Ekler: clear·er up / clear·est up
Okunuşu: /klɪə ʌp /
102take backgeri almak.Ekler: took back / tak·en back / tak·ing back
Hecelenişi: take back
Okunuşu: /teɪk bak /
103put forwardileri sürmek, meydana sürmek;
ileri almak (saat).
ileri sürmek.
ileri sürmek;
sunmak
Ekler: puts forward / put forward / put·ting forward
Okunuşu: /pʊt ’fɔːwəd /
104look afterbakmak, gözetmek.Ekler: looks af·ter / looked af·ter / look·ing af·ter
Hecelenişi: look af·ter
Okunuşu: /lʊk ’ɑːftə /
105keep outdışında kalmak.Ekler: keeps out / kept out / keep·ing out
Hecelenişi: keep out
Okunuşu: /kiːp aʊt /
106turn downkıvırmak bükmek;
reddetmek, geri çevirmek;
yüzünü aşağı çevirmek (iskambil kâğıtları);
kısmak.
reddetmek;
(radyoyu) kısmak.
Ekler: turns down / turned down / turn·ing down
Hecelenişi: turn down
Okunuşu: /təːn daʊn /
107stand outileriye fırlamış olmak;
göze çarpmak;
karşı durmakta inat etmek.
Ekler: stands out / stood out / stand·ing out
Hecelenişi: stand out
Okunuşu: /stand aʊt /
108let offcezasını affetmek, cezasını hafifletmek, işten çıkarmak;
dışarı vermek.
Ekler: lets off / let off / let·ting off
Hecelenişi: let off
Okunuşu: /lɛt ɒf /
109turn awaybaşka tarafa yöneltmek;
kovmak;
dönüp gitmek, sapmak;
vaz geçmek.
Ekler: turns away / turned away / turn·ing away
Hecelenişi: turn away
Okunuşu: /təːn ə’weɪ /
110come roundkendine gelmek, ayrılmak, uğramak;
razı olmak.
Ekler: comes round / came round / come round / com·ing round
Okunuşu: /kʌm raʊnd /
111take awayalıp götürmek.
alıp götürmek.
Ekler: took away / tak·en away / tak·ing away
Hecelenişi: take away
Okunuşu: /teɪk ə’weɪ /
112go offpatlamak, ateş almak;
gitmek;
sönmek, kesilmek;
uyumak;
çıkmak (sahneden). The party went off well. Ziyafet başarılı idi.
Ekler: goes off / went off / gone off / go·ing off
Hecelenişi: go off
Okunuşu: /gəʊ ɒf /
113fall apartdağılmakEkler: falls apart / fell apart / fall·en apart / fall·ing apart
Okunuşu: /fɔːl ə’pɑːt /
114give awayvermek, hediye etmek;
ele vermek, sırrını açıga vurmak;
düğünde gelini damada teslim etmek.
bir kimseye hediye etmek;
nikahta gelini güveye vermek;
ihbar etmek, ele vermek.
Ekler: gives away / gave away / giv·en away / giv·ing away
Hecelenişi: give away
Okunuşu: /gɪv ə’weɪ /
115look up tohürmeti olmak, hürmet etmek;
güvenmek, itimat etmek.
Ekler: looks up to / looked up to / look·ing up to
Okunuşu: /lʊk ʌp tə /
116come uponbulmak;
karşılaşmak;
saldırmak.
Ekler: comes upon / came upon / come upon / com·ing upon
Okunuşu: /kʌm ə’pɒn /
117look forward tobeklemek, ummak.Ekler: looks forward to / looked forward to / look·ing forward to
Okunuşu: /lʊk ’fɔːwəd tə /
118make outbaşarmak;
çıkarmak;
geçinmek;
iddia etmek;
ileri sürmek;
yazmak
Ekler: makes out / made out / mak·ing out
Okunuşu: /meɪk aʊt /
119blow upşişirmek;
havaya uçurtmak, patlatmak;
foto. buyütmek, agrandisman yapmak;
patlamak, infilak etmek;
patlak vermek (fırtına);
k.dili çok kızmak, parlamak, tepesi atmak.
Ekler: blew up / blown up / blow·ing up
Okunuşu: /bləʊ ʌp /
120wear outbutün bütün eskimek veya eskitmek;
aşınmak;
yormak, tüketmek.
Ekler: wears out / wore out / worn out / wear·ing out / wear·ers out
Hecelenişi: wear out
Okunuşu: /wɛː aʊt /
121hand downnesilden nesile devretmek;
karar vermek.
Ekler: hands down
Hecelenişi: hand down
Okunuşu: /hand daʊn /
122check inotel veya uçak defterine kaydolmak.Ekler: checks in / checked in / check·ing in
Hecelenişi: check in
Okunuşu: /tʃɛk ɪn /
123come offçıkmak, kopmak;
olmak, vaki olmak;
sona ermek, bitmek;
sonunu erişmek;
argo. tutnmak.
Ekler: comes off / came off / come off / com·ing off
Hecelenişi: come off
Okunuşu: /kʌm ɒf /
124come up withA. B. D. ,k.dili öne sürmek, ortaya atmak.Ekler: comes up with / came up with / come up with / com·ing up with
Okunuşu: /kʌm ʌp wɪð /
125watch forbeklemek, yolunu gözlemek.Ekler: watch·es for / watched for / watch·ing for
Hecelenişi: watch for
Okunuşu: /wɒtʃ fɔː /
126call foristemek;
gerekli olmak.
Ekler: calls for / called for / call·ing for
Hecelenişi: call for
Okunuşu: /kɔːl fɔː /
127catch upani hareketle yerden almak;
tutturmak;
yetişmek;
hatasını tespit etmek;
dalmak.
Ekler: catch·es up / caught up / catch·ing up
Okunuşu: /katʃ ʌp /
128turn backgeri çevirmek;
geri dönmek.
Ekler: turns back / turned back / turn·ing back
Hecelenişi: turn back
Okunuşu: /təːn bak /
129draw uptanzim etmek, yazmak (kontrat, senet);
yaklaşıp durmak.
Ekler: draws up / drew up / drawn up / draw·ing up
Okunuşu: /drɔː ʌp /
130run downyermek, kötülemek, aleyhinde söylemek;
arkasından koşup yakalamak;
kurulmadığı için durmak (saat);
yavaşlayıp dinmek (konuşma).
akmak;
dökülmek;
ezmek;
kötülemek;
yermek;
yorgun
Ekler: runs down / ran down / run down / run·ning down
Okunuşu: /rʌn daʊn /
131get alonggitmek, ayrılmak;
geçinmek, idare etmek;
başarmak;
anlaşmak, uymak;
yaşlanmak.
Ekler: gets along / got along / got along / got·ten along / get·ting along
Hecelenişi: get along
Okunuşu: /gɛt ə’lɒŋ /
132tell apartbirbirinden ayırmak. tefrik etmek.Ekler: tells apart / told apart / tell·ing apart
Hecelenişi: tell apart
Okunuşu: /tɛl ə’pɑːt /
133look upgözleri yukarı dikmek;
aramak, bakmak;
ziyaret etmek, yoklamak;
iyileşmek, düzelmek.
Ekler: looks up / looked up / look·ing up
Okunuşu: /lʊk ʌp /
134point outbelirtmek.Ekler: points out
Hecelenişi: point out
Okunuşu: /pɔɪnt aʊt /
135set offayrı koymak;
etkilemek;
yola çıkmak;
fitillemek;
göstermek;
belirginleştirmek, süslemek.
Hecelenişi: set off
Okunuşu: /sɛt ɒf /
136hand oververmek, devretmek, teslim etmek.Ekler: hands over
Hecelenişi: hand over
Okunuşu: /hand ’əʊvə /
137get downinmek, aşağı inmek;
not etmek, yazmak.
Ekler: gets down / got down / got down / got·ten down / get·ting down
Hecelenişi: get down
Okunuşu: /gɛt daʊn /
138turn overçevirmek, devirmek;
havale etmek, teslim etmek;
devretmek;
zihninde evirip çevirmek;
altüst olmak, devrilmek, dönmek;
alıp satmak (mal).
çevirmek, altüst etmek, devirmek;
teslim etmek, havale etmek.
Ekler: turns over / turned over / turn·ing over
Hecelenişi: turn over
Okunuşu: /təːn ’əʊvə /
139fall for(a. B. D. ), (argo. ) aldatılmak;
argo. kesilmek, bitmek;
çok beğenmek, bayılmak.
Ekler: falls for / fell for / fall·en for / fall·ing for
Hecelenişi: fall for
Okunuşu: /fɔːl fɔː /
140show upbeklenilen yere gelmek, gözükmek, meydana çıkmak.Ekler: shows up / showed up / shown up / showed up / show·ing up
Hecelenişi: show up
Okunuşu: /ʃəʊ ʌp /
141back upgeri sürmek, geri gitmek;
desteklemek.
Ekler: backs up
Okunuşu: /bak ʌp /
142wipe outsilmek, bozmak;
yok etmek, temizlemek.
Ekler: wipes out / wiped out / wip·ing out
Hecelenişi: wipe out
Okunuşu: /wʌɪp aʊt /
143fall behindgeri kalmak, arkadan gelmek.Ekler: falls be·hind / fell be·hind / fall·en be·hind / fall·ing be·hind
Hecelenişi: fall be·hind
Okunuşu: /fɔːl bɪ’hʌɪnd /
144lay offbitmekEkler: lays off / laid off / lay·ing off
Okunuşu: /leɪ ɒf /
145come aroundkendine gelmek, ayrılmak, uğramak;
razı olmak.
Ekler: comes around / came around / come around / com·ing around
Hecelenişi: come around
Okunuşu: /kʌm ə’raʊnd /
146hold ondevam etmek, süregelmek;
tutup düşürmemek.
Ekler: holds on / held on / hold·ing on
Hecelenişi: hold on
Okunuşu: /həʊld ɒn /
147turn intoolmak, kesilmek, dönmek.Ekler: turns in·to / turned in·to / turn·ing in·to
Hecelenişi: turn in·to
Okunuşu: /təːn ’ɪntʊ /
148break downişlemez hale gelmek;
ruhen yıkılmak;
kendinden geçmek;
itiraf etmek;
teslim olmak;
yıkmak;
tahlil etmek, kısımlara ayırmak;
kısımlara ayrılmak.
Ekler: breaks down / broke down / bro·ken down / break·ing down
Hecelenişi: break down
Okunuşu: /breɪk daʊn /
149pass outdışarı çıkmak:k.dili bayılmak, kendinden geçmek.
dağıtmak;
bayılmak;
toplantıdan sıra ile çıkmak (öğrenciler).
Ekler: pass·es out / passed out / pass·ing out
Hecelenişi: pass out
Okunuşu: /pɑːs aʊt /
150hand inyetkili bir kimseye vermek.Ekler: hands in
Hecelenişi: hand in
Okunuşu: /hand ɪn /
151come byelde etmek, edinmek;
yakınından geçmek, uğramak. He
Ekler: comes by / came by / come by / com·ing by
Hecelenişi: come by
Okunuşu: /kʌm bʌɪ /
152go aheaddevam etmek, ileri gitmek, başlamakEkler: goes ahead / went ahead / gone ahead / go·ing ahead
Hecelenişi: go ahead
Okunuşu: /gəʊ ə’hɛd /
153pick upkaldırmak, toplamak;
devşirmek;
rasgele bulmak;
pratik olarak öğrenmek, kulaktan öğrenmek (dil);
almak;
toplanmak;
k.dili iyileşmek;
ilerlemek, gelişmek;
hızlanmak.
Ekler: picks up / picked up / pick·ing up
Hecelenişi: pick up
Okunuşu: /pɪk ʌp /
154put asidebiriktirmek;
saklı
Ekler: puts aside / put aside / put·ting aside
Okunuşu: /pʊt ə’sʌɪd /
155keep up withgeri kalmamak.Ekler: keeps up with / kept up with / keep·ing up with
Okunuşu: /kiːp ʌp wɪð /
156find outöğrenmek, haberdar olmak, farkına varmak, anlamak.Ekler: finds out / found out / find·ing out
Hecelenişi: find out
Okunuşu: /fʌɪnd aʊt /
157turn outtersyüz etmek;
dışarı atmak, kovmak;
otlatmak için dışarıya çıkarmak (hayvan);
dışına dönmek;
yapmak, imal etmek, meydana getirmek;
söndürmek;
katılmak;
k.dili yataktan kalkmak;
olmak, çıkmak.
Ekler: turns out / turned out / turn·ing out
Hecelenişi: turn out
Okunuşu: /təːn aʊt /
158keep upsürdürmekEkler: keeps up / kept up / keep·ing up
Okunuşu: /kiːp ʌp /
159put outçıkarmak;
söndürmek;
utandırmak;
rahatsız etmek;
yanmak beysbol. ;
bozmak.
küs;
küskün;
söndürmek;
tedirgin etmek;
üretmek;
üzmek;
yayımlamak
Ekler: puts out / put out / put·ting out
Okunuşu: /pʊt aʊt /
160take fordiye almak, sanmak, zannetmek.Ekler: took for / tak·en for / tak·ing for
Hecelenişi: take for
Okunuşu: /teɪk fɔː /
161fall throughbaşarı kazanamamak, muvaffak olamamak, vazgeçilmek.
boşa gitmek, muvaffak olmamak.
Ekler: falls through / fell through / fall·en through / fall·ing through
Okunuşu: /fɔːl θruː /
162get throughbitirmek;
geçirmek, geçmek;
geçinip gitmek.
bitirmek;
atlatmak;
geçirmek
Ekler: gets through / got through / got through / got·ten through / get·ting through
Okunuşu: /gɛt θruː /
163pass awayölmek;
sona ermek.
Ekler: pass·es away / passed away / pass·ing away
Hecelenişi: pass away
Okunuşu: /pɑːs ə’weɪ /
164pull outçekip çıkarmak;
ayrılmak.
Ekler: pulls out / pulled out / pull·ing out
Hecelenişi: pull out
Okunuşu: /pʊl aʊt /
165see toit icabına bakmak.Ekler: sees to / saw to / seen to / see·ing to
Hecelenişi: see to
Okunuşu: /siː tə /
166get offinmek;
ayrılmak;
kurtulmak;
söylemek.
Ekler: gets off / got off / got off / got·ten off / get·ting off
Hecelenişi: get off
Okunuşu: /gɛt ɒf /
167look onbakıp durmak, seyretmek;
başkası ile aynı kitaptan okumak.
seyretmek.
Ekler: looks on / looked on / look·ing on
Hecelenişi: look on
Okunuşu: /lʊk ɒn /
168break intotecavüz etmek, zorla girmek.Ekler: breaks in·to / broke in·to / bro·ken in·to / break·ing in·to
Hecelenişi: break in·to
Okunuşu: /breɪk ’ɪntʊ /
169go for-e geçmek, sayılmak;
peşinde olmak, peşine düşmek, aramak;
almaya gitmek;
k.dili saldırmak;
k.dili çok beğenmek.
almaya gitmek;
k.dili kabul etmek, istemek.
Ekler: goes for / went for / gone for / go·ing for
Hecelenişi: go for
Okunuşu: /gəʊ fɔː /
170come toayrılmak, kendine gelemek;
(bir çareye, bir karara) varmak, erişmek, başlamak,den. orsa etmek.
kendine gelmek.
Ekler: comes to / came to / come to / com·ing to
Okunuşu: /kʌm tə /
171come acrossrast gelmek, tesadüf etmek;
k.dili görünmek.
Ekler: comes across / came across / come across / com·ing across
Hecelenişi: come across
Okunuşu: /kʌm ə’krɒs /
172try onprova etmek, giyip denemek.Ekler: tries on / tried on / try·ing on
Hecelenişi: try on
Okunuşu: /trʌɪ ɒn /
173run outdışarı koşmak;
akmak;
bitmek, tükenmek;
dışarı atmak, kovmak.
akmak;
bitirmek;
bitmek;
kovalamak;
kovmak;
sızmak;
tükenmek
Ekler: runs out / ran out / run out / run·ning out
Okunuşu: /rʌn aʊt /
174call uponbaşvurmak;
davet etmek;
hitap etmek;
istemek;
talep etmek;
uğramak
Ekler: calls upon / called upon / call·ing upon
Okunuşu: /kɔːl ə’pɒn /
175take offçıkarmak: kopya etmek;
indirmek;
ölümüne sebep olmak;
k.dili taklit etmek;
(uçak) havalanmak;
(a.b.d.), k.dili kalkmak.
alıp götürmek;
öidürmek;
indirmek, çıkarmak;
k.dili taklidini yapmak;
kalkmak, havalanmak.
Ekler: took off / tak·en off / tak·ing off
Hecelenişi: take off
Okunuşu: /teɪk ɒf /
176come alongberaber gelmek;
iyileşmek.
Ekler: comes along / came along / come along / com·ing along
Hecelenişi: come along
Okunuşu: /kʌm ə’lɒŋ /
177take downindirmek;
sökmek, parçalara ayırmak;
kibrini kırmak, alçaltmak;
yazmak, kaydetmek, dikte almak.
Ekler: took down / tak·en down / tak·ing down
Hecelenişi: take down
Okunuşu: /teɪk daʊn /
178go againstkarşı gelmek, karşı olmak, aykırı olmak, aleyhinde sonuçlanmakEkler: goes against / went against / gone against / go·ing against
Hecelenişi: go against
Okunuşu: /gəʊ ə’gɛnst /
179hear ofoğrenmek, haber almak.Ekler: hears of / heard of / hear·ing of
Hecelenişi: hear of
Okunuşu: /hɪə ɒv /
180put up withtahammül etmek, çekmek.
katlanmak
Ekler: puts up with / put up with / put·ting up with
Okunuşu: /pʊt ʌp wɪð /
181get upkalkmak;
binmek, tırmanmak, çıkmak;
düzenlemek, hazırlamak;
uydurmak;
edinmek, geliştirmek.
Ekler: gets up / got up / got up / got·ten up / get·ting up
Okunuşu: /gɛt ʌp /
182hold uptutmak, yardımda bulunmak, korumak;
arzetmek, göstermek, teşhir etmek;
durdurmak, engel olmak;
yolunu kesip soymak.
Ekler: holds up / held up / hold·ing up
Okunuşu: /həʊld ʌp /
183look overincelemek, muayene etmek, göz gezdirmek, yoklamak.Ekler: looks over / looked over / look·ing over
Hecelenişi: look over
Okunuşu: /lʊk ’əʊvə /
184stand fortarafını tutmak;
yerine geçmek, temsil etmek;
tahammül etmek, müsamaha etmek.
Ekler: stands for / stood for / stand·ing for
Hecelenişi: stand for
Okunuşu: /stand fɔː /
185take onele almak;
üstüne almak;
vazife vermek, işe almak;
k.dili sızlanmak.
Ekler: took on / tak·en on / tak·ing on
Hecelenişi: take on
Okunuşu: /teɪk ɒn /
186run acrosstesadüf etmek, rast gelmek.
karşılaşmak;
rastlamak
Ekler: runs across / ran across / run across / run·ning across
Okunuşu: /rʌn ə’krɒs /
187wash awaysu ile sürüklemek veya sürüklenmek.Ekler: wash·es away / washed away / wash·ing away
Hecelenişi: wash away
Okunuşu: /wɒʃ ə’weɪ /
188drop outayrılmak (üyelikten), çıkmak;
okula devam etmemek.
Ekler: drops out
Hecelenişi: drop out
Okunuşu: /drɒp aʊt /
189count onitimat etmek, güvenmek.Ekler: counts on / count·ed on / count·ing on
Hecelenişi: count on
Okunuşu: /kaʊnt ɒn /
190take afterbenzemek: yolunu tutmak, izinde yürümek.Ekler: took af·ter / tak·en af·ter / tak·ing af·ter
Hecelenişi: take af·ter
Okunuşu: /teɪk ’ɑːftə /
191wear offyavaş yavaş yok olmak.Ekler: wears off / wore off / worn off / wear·ing off / wear·ers off
Hecelenişi: wear off
Okunuşu: /wɛː ɒf /
192get rid ofkurtulmak, başından savmak, atmak.
başından defedip kurtulmak.
Ekler: gets rid of / got rid of / got rid of / got·ten rid of / get·ting rid of
Okunuşu: /gɛt rɪd ɒv /
193pull downyıkmak;
moralini bozmak, üzmek.
Ekler: pulls down / pulled down / pull·ing down
Hecelenişi: pull down
Okunuşu: /pʊl daʊn /
194get over(hastalığı, öfkeyi) atlatmak;
açıklamak, anlaşılmasını sağlamak
Ekler: gets over / got over / got over / got·ten over / get·ting over
Hecelenişi: get over
Okunuşu: /gɛt ’əʊvə /
195carry ondevam etmek, devam ettirmek;
deli gibi davranmak;
ile meşgul olmak, idare etmek;
flört etmek.
Hecelenişi: car·ry on
Okunuşu: /kari ɒn /
196get away withargo. şüphe uyandırmadan veya yakalanmadan atlatmak.Ekler: gets away with / got away with / got away with / got·ten away with / get·ting away with
Okunuşu: /gɛt ə’weɪ wɪð /
197run afterkovalamakEkler: runs after / ran after / run after / run·ning after
Okunuşu: /rʌn ’ɑːftə /
198cross outkaralamak, bozmak, silmek (yazı).Ekler: cross·es out
Hecelenişi: cross out
Okunuşu: /krɒs aʊt /
199break updağılmak;
dağıtmak;
bozuşmak;
argo. kendini tutamayıp gülmek.
i. kısılma, bozulma, dağılma, parçalanma;
Kan. buzların çözülmeye başladığı zaman.
Ekler: breaks up / broke up / bro·ken up / break·ing up
Okunuşu: /breɪk ʌp /
200hand outdağıtmak.Ekler: hands out
Hecelenişi: hand out
Okunuşu: /hand aʊt /
201fall outkavga etmek, bozuşmak;
vaki olmak;
(ask. ) sıradan çıkmak.
Ekler: falls out / fell out / fall·en out / fall·ing out
Hecelenişi: fall out
Okunuşu: /fɔːl aʊt /
202take outçıkarmak;
çıkartmak;
götürmek, eşlik etmek.
Ekler: took out / tak·en out / tak·ing out
Hecelenişi: take out
Okunuşu: /teɪk aʊt /
203turn upyukarı çevirmek, çevirip kaldırmak;
açmak, çevirmek;
yüzünü yukarı çevirmek;
ortaya çıkmak;
gelmek, bulunmak.
Ekler: turns up / turned up / turn·ing up
Hecelenişi: turn up
Okunuşu: /təːn ʌp /
204draw backgeri çekilmek veya çekmek.Ekler: draws back / drew back / drawn back / draw·ing back
Hecelenişi: draw back
Okunuşu: /drɔː bak /
205figure outhesaplamak, düşünmek.Hecelenişi: fig·ure out
Okunuşu: /fɪgə aʊt /
206stand byhazır beklemek;
yakınında durmak;
arka çıkmak, desteklemek;
(sözüne) sadık kalmak;
karışmamak, lâkayt kalmak, yardım etmemek;
den. hazır olmak, alesta durmak.
Ekler: stands by / stood by / stand·ing by
Hecelenişi: stand by
Okunuşu: /stand bʌɪ /
207cheer upmoralini düzeltmek.Ekler: cheers up
Okunuşu: /tʃɪə ʌp /
208look rounddolaşmak;
gezmek
Ekler: looks round / looked round / look·ing round
Okunuşu: /lʊk raʊnd /
209look aroundbütün ihtimalleri incelemek veya üzerinde düşünmek.Ekler: looks around / looked around / look·ing around
Hecelenişi: look around
Okunuşu: /lʊk ə’raʊnd /
Her hakkı saklıdır. © 2011 Blue Sözlük