Şu anda giriş yapmadınız. Giriş yapınız veya üye olunuz.
KPDS Phrasal Verbs Listesi  
Burada yer alan kelimeler, KPDS'de en çok çıkan kelimelerdir. Bu kelimeleri dilerseniz Word belgesi olarak bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz.
Word Belgesi Oluşturma KPDS Phrasal Verbs Listesi (Örnek cümle yok, yaklaşık 19 sayfadır)
KPDS Phrasal Verbs Listesi (Her kelime için 10 örnek cümle, yaklaşık 78 sayfa)
KPDS Phrasal Verbs Listesi (Her kelime için en fazla 100 örnek cümle, yaklaşık 144 sayfa)
NoKelimeAnlamıEk Bilgiler
1hold offuzakta tutmak, araya mesafe koymak;
gecikmek.
Ekler: holds off / held off / hold·ing off
Hecelenişi: hold off
Okunuşu: /həʊld ɒf /
2hold ondevam etmek, süregelmek;
tutup düşürmemek.
Ekler: holds on / held on / hold·ing on
Hecelenişi: hold on
Okunuşu: /həʊld ɒn /
3break awayayrılmak;
kaçmak;
kopma;
kopmak;
kurtulmak
Ekler: breaks away / broke away / bro·ken away / break·ing away
Okunuşu: /breɪk ə’weɪ /
4come uponbulmak;
karşılaşmak;
saldırmak.
Ekler: comes upon / came upon / come upon / com·ing upon
Okunuşu: /kʌm ə’pɒn /
5keep outdışında kalmak.Ekler: keeps out / kept out / keep·ing out
Hecelenişi: keep out
Okunuşu: /kiːp aʊt /
6catch on(k. dili) anlamak;
tutulmak;
moda olmak.
Ekler: catch·es on / caught on / catch·ing on
Hecelenişi: catch on
Okunuşu: /katʃ ɒn /
7look throughincelemek;
muayene;
tetkik
Ekler: looks through / looked through / look·ing through
Okunuşu: /lʊk θruː /
8take backgeri almak.Ekler: took back / tak·en back / tak·ing back
Hecelenişi: take back
Okunuşu: /teɪk bak /
9take overteslim almak;
idareyi elinde tutmak.
Ekler: took over / tak·en over / tak·ing over
Hecelenişi: take over
Okunuşu: /teɪk ’əʊvə /
10wear offyavaş yavaş yok olmak.Ekler: wears off / wore off / worn off / wear·ing off / wear·ers off
Hecelenişi: wear off
Okunuşu: /wɛː ɒf /
11hold uptutmak, yardımda bulunmak, korumak;
arzetmek, göstermek, teşhir etmek;
durdurmak, engel olmak;
yolunu kesip soymak.
Ekler: holds up / held up / hold·ing up
Okunuşu: /həʊld ʌp /
12put downaşağı koymak, yere koymak, indirmek;
bastırmak, menetmek;
yazmak, kaydetmek;
argo. susturmak, ağzını kapamak;
argo. tenkit etmek.
azaltmak;
düşürmek;
eleştirmek;
indirmek;
kaydetmek;
kısmak;
koymak;
kötüleme;
sanmak;
susturmak;
tenkit etmek;
yazmak;
yüklemek
Ekler: puts down / put down / put·ting down
Okunuşu: /pʊt daʊn /
13set outyola çıkmak, koyulmak, başlamak;
sınırlarını belirtmek;
yaymak, göz önüne sermek;
resmetmek;
daldırmak (fidan).
Hecelenişi: set out
Okunuşu: /sɛt aʊt /
14break throughi. ,ask. cepheyi yarıp geçme;
hamle.
Ekler: breaks through / broke through / bro·ken through / break·ing through
Okunuşu: /breɪk θruː /
15cross outkaralamak, bozmak, silmek (yazı).Ekler: cross·es out
Hecelenişi: cross out
Okunuşu: /krɒs aʊt /
16bring forwardileri sürmek, ortaya atmak;
hesap yekününü nakletmek.
göz önüne koymak, dikkati çekmek;
nakliyekun yapmak.
Ekler: brings for·ward / brought for·ward / bring·ing for·ward / bring·ers for·ward
Hecelenişi: bring for·ward
Okunuşu: /brɪŋ ’fɔːwəd /
17wipe outsilmek, bozmak;
yok etmek, temizlemek.
Ekler: wipes out / wiped out / wip·ing out
Hecelenişi: wipe out
Okunuşu: /wʌɪp aʊt /
18call intoplamak (para, borç).Ekler: calls in / called in / call·ing in
Hecelenişi: call in
Okunuşu: /kɔːl ɪn /
19run afterkovalamakEkler: runs after / ran after / run after / run·ning after
Okunuşu: /rʌn ’ɑːftə /
20come byelde etmek, edinmek;
yakınından geçmek, uğramak. He
Ekler: comes by / came by / come by / com·ing by
Hecelenişi: come by
Okunuşu: /kʌm bʌɪ /
21call foristemek;
gerekli olmak.
Ekler: calls for / called for / call·ing for
Hecelenişi: call for
Okunuşu: /kɔːl fɔː /
22come alongberaber gelmek;
iyileşmek.
Ekler: comes along / came along / come along / com·ing along
Hecelenişi: come along
Okunuşu: /kʌm ə’lɒŋ /
23wash awaysu ile sürüklemek veya sürüklenmek.Ekler: wash·es away / washed away / wash·ing away
Hecelenişi: wash away
Okunuşu: /wɒʃ ə’weɪ /
24break outzuhur etmek, patlak vermek;
tıb. dökmek (sivilce, kızamık v.b.);
(hapishane v.b.’den) firar etmek.
Ekler: breaks out / broke out / bro·ken out / break·ing out
Hecelenişi: break out
Okunuşu: /breɪk aʊt /
25turn intoolmak, kesilmek, dönmek.Ekler: turns in·to / turned in·to / turn·ing in·to
Hecelenişi: turn in·to
Okunuşu: /təːn ’ɪntʊ /
26wear outbutün bütün eskimek veya eskitmek;
aşınmak;
yormak, tüketmek.
Ekler: wears out / wore out / worn out / wear·ing out / wear·ers out
Hecelenişi: wear out
Okunuşu: /wɛː aʊt /
27break downişlemez hale gelmek;
ruhen yıkılmak;
kendinden geçmek;
itiraf etmek;
teslim olmak;
yıkmak;
tahlil etmek, kısımlara ayırmak;
kısımlara ayrılmak.
Ekler: breaks down / broke down / bro·ken down / break·ing down
Hecelenişi: break down
Okunuşu: /breɪk daʊn /
28go bygeçmek, yanından geçmek;
-e göre davranmak;
ismi ile tanınmak.
geçip gitmek.
Ekler: goes by / went by / gone by / go·ing by
Hecelenişi: go by
Okunuşu: /gəʊ bʌɪ /
29pull downyıkmak;
moralini bozmak, üzmek.
Ekler: pulls down / pulled down / pull·ing down
Hecelenişi: pull down
Okunuşu: /pʊl daʊn /
30hand inyetkili bir kimseye vermek.Ekler: hands in
Hecelenişi: hand in
Okunuşu: /hand ɪn /
31bring upyetiştirmek büyütmek: yaklaşmasını sağlamak.Ekler: brings up / brought up / bring·ing up / bring·ers up
Okunuşu: /brɪŋ ʌp /
32pass fordiye geçinmek.Ekler: pass·es for / passed for / pass·ing for
Hecelenişi: pass for
Okunuşu: /pɑːs fɔː /
33get away withargo. şüphe uyandırmadan veya yakalanmadan atlatmak.Ekler: gets away with / got away with / got away with / got·ten away with / get·ting away with
Okunuşu: /gɛt ə’weɪ wɪð /
34draw uptanzim etmek, yazmak (kontrat, senet);
yaklaşıp durmak.
Ekler: draws up / drew up / drawn up / draw·ing up
Okunuşu: /drɔː ʌp /
35give offçıkarmak (duman, koku, ışık);
sızdırmak (gaz);
salmak (dal).
Ekler: gives off / gave off / giv·en off / giv·ing off
Hecelenişi: give off
Okunuşu: /gɪv ɒf /
36look afterbakmak, gözetmek.Ekler: looks af·ter / looked af·ter / look·ing af·ter
Hecelenişi: look af·ter
Okunuşu: /lʊk ’ɑːftə /
37keep awayuzak durmak;
uzak tutmak.
Ekler: keeps away / kept away / keep·ing away
Hecelenişi: keep away
Okunuşu: /kiːp ə’weɪ /
38come aboutolmak, vaki olmak;
dönmek, volta etmek.
Ekler: comes about / came about / come about / com·ing about
Hecelenişi: come about
Okunuşu: /kʌm ə’baʊt /
39go offpatlamak, ateş almak;
gitmek;
sönmek, kesilmek;
uyumak;
çıkmak (sahneden). The party went off well. Ziyafet başarılı idi.
Ekler: goes off / went off / gone off / go·ing off
Hecelenişi: go off
Okunuşu: /gəʊ ɒf /
40call offçevirmek;
yüksek sesle okumak;
iptal etmek.
Ekler: calls off / called off / call·ing off
Hecelenişi: call off
Okunuşu: /kɔːl ɒf /
41pass outdışarı çıkmak:k.dili bayılmak, kendinden geçmek.
dağıtmak;
bayılmak;
toplantıdan sıra ile çıkmak (öğrenciler).
Ekler: pass·es out / passed out / pass·ing out
Hecelenişi: pass out
Okunuşu: /pɑːs aʊt /
42pass awayölmek;
sona ermek.
Ekler: pass·es away / passed away / pass·ing away
Hecelenişi: pass away
Okunuşu: /pɑːs ə’weɪ /
43turn downkıvırmak bükmek;
reddetmek, geri çevirmek;
yüzünü aşağı çevirmek (iskambil kâğıtları);
kısmak.
reddetmek;
(radyoyu) kısmak.
Ekler: turns down / turned down / turn·ing down
Hecelenişi: turn down
Okunuşu: /təːn daʊn /
44give outtakati kesilmek, bitmek;
ilân etmek, yaymak, bildirmek.
Ekler: gives out / gave out / giv·en out / giv·ing out
Hecelenişi: give out
Okunuşu: /gɪv aʊt /
45give inteslim olmak;
kabul etmek, susmak.
Ekler: gives in / gave in / giv·en in / giv·ing in
Hecelenişi: give in
Okunuşu: /gɪv ɪn /
46hang upgeri bırakmak, ertelemek, tehir etmek;
kapamak (telefon).
Ekler: hangs up / hung up / hanged up / hang·ing up / hanged up
Okunuşu: /haŋ ʌp /
47tell offsayıp ayırmak;
k.dili yüzüne vurmak, şiddetle azarlamak.
Ekler: tells off / told off / tell·ing off
Hecelenişi: tell off
Okunuşu: /tɛl ɒf /
48run acrosstesadüf etmek, rast gelmek.
karşılaşmak;
rastlamak
Ekler: runs across / ran across / run across / run·ning across
Okunuşu: /rʌn ə’krɒs /
49come awaybırakıp gelmek.Ekler: comes away / came away / come away / com·ing away
Hecelenişi: come away
Okunuşu: /kʌm ə’weɪ /
50fall for(a. B. D. ), (argo. ) aldatılmak;
argo. kesilmek, bitmek;
çok beğenmek, bayılmak.
Ekler: falls for / fell for / fall·en for / fall·ing for
Hecelenişi: fall for
Okunuşu: /fɔːl fɔː /
51go againstkarşı gelmek, karşı olmak, aykırı olmak, aleyhinde sonuçlanmakEkler: goes against / went against / gone against / go·ing against
Hecelenişi: go against
Okunuşu: /gəʊ ə’gɛnst /
52take offçıkarmak: kopya etmek;
indirmek;
ölümüne sebep olmak;
k.dili taklit etmek;
(uçak) havalanmak;
(a.b.d.), k.dili kalkmak.
alıp götürmek;
öidürmek;
indirmek, çıkarmak;
k.dili taklidini yapmak;
kalkmak, havalanmak.
Ekler: took off / tak·en off / tak·ing off
Hecelenişi: take off
Okunuşu: /teɪk ɒf /
53blow upşişirmek;
havaya uçurtmak, patlatmak;
foto. buyütmek, agrandisman yapmak;
patlamak, infilak etmek;
patlak vermek (fırtına);
k.dili çok kızmak, parlamak, tepesi atmak.
Ekler: blew up / blown up / blow·ing up
Okunuşu: /bləʊ ʌp /
54get downinmek, aşağı inmek;
not etmek, yazmak.
Ekler: gets down / got down / got down / got·ten down / get·ting down
Hecelenişi: get down
Okunuşu: /gɛt daʊn /
55fall toyemeğe veya harbe başlamak, girişmek, başlamak.Ekler: falls to / fell to / fall·en to / fall·ing to
Okunuşu: /fɔːl tə /
56draw backgeri çekilmek veya çekmek.Ekler: draws back / drew back / drawn back / draw·ing back
Hecelenişi: draw back
Okunuşu: /drɔː bak /
57look up tohürmeti olmak, hürmet etmek;
güvenmek, itimat etmek.
Ekler: looks up to / looked up to / look·ing up to
Okunuşu: /lʊk ʌp tə /
58look rounddolaşmak;
gezmek
Ekler: looks round / looked round / look·ing round
Okunuşu: /lʊk raʊnd /
59look tobaşvurmakEkler: looks to / looked to / look·ing to
Okunuşu: /lʊk tə /
60get rid ofkurtulmak, başından savmak, atmak.
başından defedip kurtulmak.
Ekler: gets rid of / got rid of / got rid of / got·ten rid of / get·ting rid of
Okunuşu: /gɛt rɪd ɒv /
61give awayvermek, hediye etmek;
ele vermek, sırrını açıga vurmak;
düğünde gelini damada teslim etmek.
bir kimseye hediye etmek;
nikahta gelini güveye vermek;
ihbar etmek, ele vermek.
Ekler: gives away / gave away / giv·en away / giv·ing away
Hecelenişi: give away
Okunuşu: /gɪv ə’weɪ /
62look foraramak, beklemek.Ekler: looks for / looked for / look·ing for
Hecelenişi: look for
Okunuşu: /lʊk fɔː /
63get alonggitmek, ayrılmak;
geçinmek, idare etmek;
başarmak;
anlaşmak, uymak;
yaşlanmak.
Ekler: gets along / got along / got along / got·ten along / get·ting along
Hecelenişi: get along
Okunuşu: /gɛt ə’lɒŋ /
64hear aboutoğrenmek, haber almak.Ekler: hears about / heard about / hear·ing about
Hecelenişi: hear about
Okunuşu: /hɪə ə’baʊt /
65come acrossrast gelmek, tesadüf etmek;
k.dili görünmek.
Ekler: comes across / came across / come across / com·ing across
Hecelenişi: come across
Okunuşu: /kʌm ə’krɒs /
66stand fortarafını tutmak;
yerine geçmek, temsil etmek;
tahammül etmek, müsamaha etmek.
Ekler: stands for / stood for / stand·ing for
Hecelenişi: stand for
Okunuşu: /stand fɔː /
67set uphavaya dikmek;
açmak;
kurmak, tesis etmek;
işe başlatmak;
yükseltmek (ses);
ileri sürmek;
mevkiini yükseltmek;
harflerini dizmek;
dik durdurmak;
kendine getirmek;
gerip tam yerine getirmek (yelken).
Hecelenişi: set up
Okunuşu: /sɛt ʌp /
68keep offyaklaştırmamak, uzak tutmak;
uzak kalmak
Ekler: keeps off / kept off / keep·ing off
Hecelenişi: keep off
Okunuşu: /kiːp ɒf /
69get outayrılmak, kaçmak;
ortaya çıkmak, sızmak;
yayınlamak;
güçlükle söylemek;
çıkarmak.
Ekler: gets out / got out / got out / got·ten out / get·ting out
Hecelenişi: get out
Okunuşu: /gɛt aʊt /
70figure outhesaplamak, düşünmek.Hecelenişi: fig·ure out
Okunuşu: /fɪgə aʊt /
71come atvarmak, ulaşmak;
ile uğraşmak;
üstüne yürümek, saldırmak.
Ekler: comes at / came at / come at / com·ing at
Hecelenişi: come at
Okunuşu: /kʌm at /
72make forsağlamak;
saldırmak
Ekler: makes for / made for / mak·ing for
Okunuşu: /meɪk fɔː /
73go aheaddevam etmek, ileri gitmek, başlamakEkler: goes ahead / went ahead / gone ahead / go·ing ahead
Hecelenişi: go ahead
Okunuşu: /gəʊ ə’hɛd /
74cheer upmoralini düzeltmek.Ekler: cheers up
Okunuşu: /tʃɪə ʌp /
75send outgöndermek, dışarı göndermek;
dağıtmak, neşretmek.
Ekler: sends out / sent out / send·ing out
Hecelenişi: send out
Okunuşu: /sɛnd aʊt /
76pull outçekip çıkarmak;
ayrılmak.
Ekler: pulls out / pulled out / pull·ing out
Hecelenişi: pull out
Okunuşu: /pʊl aʊt /
77put outçıkarmak;
söndürmek;
utandırmak;
rahatsız etmek;
yanmak beysbol. ;
bozmak.
küs;
küskün;
söndürmek;
tedirgin etmek;
üretmek;
üzmek;
yayımlamak
Ekler: puts out / put out / put·ting out
Okunuşu: /pʊt aʊt /
78blow outüfleyip söndürmek;
patlamak (lastiği);
dinmek (fırtına);
atmak (sigorta);
üfleyip pisliğini çıkarmak.
Ekler: blew out / blown out / blow·ing out
Hecelenişi: blow out
Okunuşu: /bləʊ aʊt /
79drop outayrılmak (üyelikten), çıkmak;
okula devam etmemek.
Ekler: drops out
Hecelenişi: drop out
Okunuşu: /drɒp aʊt /
80take upyukarı çekmek, kaldırmak;
tutmak;
üzerine almak, karışmak;
poliçeyi ödemek;
almak;
kısaltmak;
başlamak;
ele almak;
kabul etmek.
Ekler: took up / tak·en up / tak·ing up
Hecelenişi: take up
Okunuşu: /teɪk ʌp /
81get acrossaçıklamak, anlaşılmasını sağlamak.Ekler: gets across / got across / got across / got·ten across / get·ting across
Hecelenişi: get across
Okunuşu: /gɛt ə’krɒs /
82keep ondevam etmek.Ekler: keeps on / kept on / keep·ing on
Hecelenişi: keep on
Okunuşu: /kiːp ɒn /
83do away withatmak, kaldırmak;
öldürmek.
yok etmek, öldurmek, ortadan kaldırmak.
Ekler: does away with / did away with / done away with / do·ing away with
Okunuşu: /duː ə’weɪ wɪð /
84point outbelirtmek.Ekler: points out
Hecelenişi: point out
Okunuşu: /pɔɪnt aʊt /
85go ondevam etmek, ileri gitmek;
hareket etmek;
sahneye çıkmak. Go on ! Devam et! Yapma ! İnanmıyorum.
devam etmek.
Ekler: goes on / went on / gone on / go·ing on
Hecelenişi: go on
Okunuşu: /gəʊ ɒn /
86get atvarmak;
demek istemek;
başlamak, yapmak;
k.dili etkilemek.
Ekler: gets at / got at / got at / got·ten at / get·ting at
Hecelenişi: get at
Okunuşu: /gɛt at /
87come up withA. B. D. ,k.dili öne sürmek, ortaya atmak.Ekler: comes up with / came up with / come up with / com·ing up with
Okunuşu: /kʌm ʌp wɪð /
88get upkalkmak;
binmek, tırmanmak, çıkmak;
düzenlemek, hazırlamak;
uydurmak;
edinmek, geliştirmek.
Ekler: gets up / got up / got up / got·ten up / get·ting up
Okunuşu: /gɛt ʌp /
89throw upyukarı atmak;
kusmak;
vaz geçmek;
acele bina etmek, acele yığmak.
Ekler: throws up / threw up / thrown up / throw·ing up
Hecelenişi: throw up
Okunuşu: /θrəʊ ʌp /
90see toit icabına bakmak.Ekler: sees to / saw to / seen to / see·ing to
Hecelenişi: see to
Okunuşu: /siː tə /
91put offtehir etmek, geciktirmek, başka vakte bırakmak;
çıkarmak (giysi);
reddedilmek;
den. açılmak, ayrılmak.
atlatmak;
bahane;
ertelemek;
mazeret;
müeccel;
oyalamak;
reddedilmek;
soğutmak
Ekler: puts off / put off / put·ting off
Okunuşu: /pʊt ɒf /
92hand outdağıtmak.Ekler: hands out
Hecelenişi: hand out
Okunuşu: /hand aʊt /
93look overincelemek, muayene etmek, göz gezdirmek, yoklamak.Ekler: looks over / looked over / look·ing over
Hecelenişi: look over
Okunuşu: /lʊk ’əʊvə /
94fall offçekilmek, azalmak, düşmek, bozulmak.
düşmek;
azalmak;
bırakmak.
Ekler: falls off / fell off / fall·en off / fall·ing off
Hecelenişi: fall off
Okunuşu: /fɔːl ɒf /
95drop offdüşmek, azalmak (sayıca), eksilmek;
uykuya dalmak.
Ekler: drops off
Hecelenişi: drop off
Okunuşu: /drɒp ɒf /
96turn overçevirmek, devirmek;
havale etmek, teslim etmek;
devretmek;
zihninde evirip çevirmek;
altüst olmak, devrilmek, dönmek;
alıp satmak (mal).
çevirmek, altüst etmek, devirmek;
teslim etmek, havale etmek.
Ekler: turns over / turned over / turn·ing over
Hecelenişi: turn over
Okunuşu: /təːn ’əʊvə /
97get offinmek;
ayrılmak;
kurtulmak;
söylemek.
Ekler: gets off / got off / got off / got·ten off / get·ting off
Hecelenişi: get off
Okunuşu: /gɛt ɒf /
98get ingirmek;
sokmak;
katılmak;
(ürün) kaldırmak
Ekler: gets in / got in / got in / got·ten in / get·ting in
Hecelenişi: get in
Okunuşu: /gɛt ɪn /
99wind uptoplayıp sarmak;
bitirmek, halletmek, sonuçlandırmak;
makara veya vinç ile kaldırmak;
kapatmak (araba penceresi);
beysbol. topu atmak için kolu yukarı kaldırmak.
Ekler: winds up
Hecelenişi: wind up
Okunuşu: /wɪnd ʌp /
100let downindirmek;
boşa çıkarmak, hayal kırıklığına uğratmak.
Ekler: lets down / let down / let·ting down
Hecelenişi: let down
Okunuşu: /lɛt daʊn /
101turn onaçmak;
çevirmek;
argo. heyecanlandırmak, esritmek;
argo. esrar kullanmak;
bağlı olmak, bakmak;
düşman olmak.
Ekler: turns on / turned on / turn·ing on
Hecelenişi: turn on
Okunuşu: /təːn ɒn /
102break offkırılıp ayrılmak;
birdenbire durmak;
ilişiğini kesmek.
Ekler: breaks off / broke off / bro·ken off / break·ing off
Hecelenişi: break off
Okunuşu: /breɪk ɒf /
103go throughyoklamak, gözden geçirmek;
geçirmek (hastalık, tecrübe);
üstünden girip altından çıkmak, sarfedip bitirmek;
geçmek;
durmadan gitmek (tren);
kabul edilmek (tasan).
gözden geçirmek;
dibine darı ekmek;
dayanmak, sürmek, geçmek;
olmak.
Ekler: goes through / went through / gone through / go·ing through
Okunuşu: /gəʊ θruː /
104give upvaz geçmek, teslim olmak, ümidi kesmek;
pes etmek;
terketmek, teslim etmek.
Ekler: gives up / gave up / giv·en up / giv·ing up
Okunuşu: /gɪv ʌp /
105go for-e geçmek, sayılmak;
peşinde olmak, peşine düşmek, aramak;
almaya gitmek;
k.dili saldırmak;
k.dili çok beğenmek.
almaya gitmek;
k.dili kabul etmek, istemek.
Ekler: goes for / went for / gone for / go·ing for
Hecelenişi: go for
Okunuşu: /gəʊ fɔː /
106pay offmaaş vermek;
öç almak, acısını çıkarmak;
A.b.d.,k.dili işe yaramak;
A.b.d., argo. rüşvet vermek.
Ekler: pays off / paid off / pay·ing off
Hecelenişi: pay off
Okunuşu: /peɪ ɒf /
107pull throughpaçayı kurtarmak.Ekler: pulls through / pulled through / pull·ing through
Hecelenişi: pull through
Okunuşu: /pʊl θruː /
108put forwardileri sürmek, meydana sürmek;
ileri almak (saat).
ileri sürmek.
ileri sürmek;
sunmak
Ekler: puts forward / put forward / put·ting forward
Okunuşu: /pʊt ’fɔːwəd /
109come aroundkendine gelmek, ayrılmak, uğramak;
razı olmak.
Ekler: comes around / came around / come around / com·ing around
Hecelenişi: come around
Okunuşu: /kʌm ə’raʊnd /
110take onele almak;
üstüne almak;
vazife vermek, işe almak;
k.dili sızlanmak.
Ekler: took on / tak·en on / tak·ing on
Hecelenişi: take on
Okunuşu: /teɪk ɒn /
111take apartayırmak, koparmak;
soruşturmak.
sökmek, parçalara ayırmak.
Ekler: took apart / tak·en apart / tak·ing apart
Hecelenişi: take apart
Okunuşu: /teɪk ə’pɑːt /
112get bygeçmek, yetmek;
k.dili gecinmek;
k.dili yakayı ele vermeden yapmak.
Ekler: gets by / got by / got by / got·ten by / get·ting by
Hecelenişi: get by
Okunuşu: /gɛt bʌɪ /
113catch upani hareketle yerden almak;
tutturmak;
yetişmek;
hatasını tespit etmek;
dalmak.
Ekler: catch·es up / caught up / catch·ing up
Okunuşu: /katʃ ʌp /
114fall back on(güvenilecek bir kimseye veya bir yere) başvurmak.Ekler: falls back on / fell back on / fall·en back on / fall·ing back on
Hecelenişi: fall back on
Okunuşu: /fɔːl bak ɒn /
115go overgeçmek, öbür tarafa geçmek;
tekrarlamak;
incelemek, tetkik etmek, prova etmek;
k.dili başarmak.
Ekler: goes over / went over / gone over / go·ing over
Hecelenişi: go over
Okunuşu: /gəʊ ’əʊvə /
116fall behindgeri kalmak, arkadan gelmek.Ekler: falls be·hind / fell be·hind / fall·en be·hind / fall·ing be·hind
Hecelenişi: fall be·hind
Okunuşu: /fɔːl bɪ’hʌɪnd /
117show offgösteriş yapmak.
gösteriş yapmak;
göstermek.
Ekler: shows off / showed off / shown off / showed off / show·ing off
Hecelenişi: show off
Okunuşu: /ʃəʊ ɒf /
118turn upyukarı çevirmek, çevirip kaldırmak;
açmak, çevirmek;
yüzünü yukarı çevirmek;
ortaya çıkmak;
gelmek, bulunmak.
Ekler: turns up / turned up / turn·ing up
Hecelenişi: turn up
Okunuşu: /təːn ʌp /
119stand byhazır beklemek;
yakınında durmak;
arka çıkmak, desteklemek;
(sözüne) sadık kalmak;
karışmamak, lâkayt kalmak, yardım etmemek;
den. hazır olmak, alesta durmak.
Ekler: stands by / stood by / stand·ing by
Hecelenişi: stand by
Okunuşu: /stand bʌɪ /
120bring aboutsebep olmak, hâs etmek;
beraberinde getirmek.
Ekler: brings about / brought about / bring·ing about / bring·ers about
Hecelenişi: bring about
Okunuşu: /brɪŋ ə’baʊt /
121turn outtersyüz etmek;
dışarı atmak, kovmak;
otlatmak için dışarıya çıkarmak (hayvan);
dışına dönmek;
yapmak, imal etmek, meydana getirmek;
söndürmek;
katılmak;
k.dili yataktan kalkmak;
olmak, çıkmak.
Ekler: turns out / turned out / turn·ing out
Hecelenişi: turn out
Okunuşu: /təːn aʊt /
122turn tomüracaat etmek, baş vurmak, yardımını istemek;
işe koyulmak;
(belirli bir sayfayı) açmak.
Ekler: turns to / turned to / turn·ing to
Hecelenişi: turn to
Okunuşu: /təːn tə /
123keep upsürdürmekEkler: keeps up / kept up / keep·ing up
Okunuşu: /kiːp ʌp /
124come offçıkmak, kopmak;
olmak, vaki olmak;
sona ermek, bitmek;
sonunu erişmek;
argo. tutnmak.
Ekler: comes off / came off / come off / com·ing off
Hecelenişi: come off
Okunuşu: /kʌm ɒf /
125try onprova etmek, giyip denemek.Ekler: tries on / tried on / try·ing on
Hecelenişi: try on
Okunuşu: /trʌɪ ɒn /
126get tobaşlamak;
yapabilmek;
bağlantı kurmak.
Ekler: gets to / got to / got to / got·ten to / get·ting to
Okunuşu: /gɛt tə /
127fall apartdağılmakEkler: falls apart / fell apart / fall·en apart / fall·ing apart
Okunuşu: /fɔːl ə’pɑːt /
128fall ongelmek, düşmek;
hücum etmek, üstüne düşmek, saldırmak;
keşfetmek. This month the twentieth fell on a Friday. Bu ayın yirmisi cumaya rastladı.
Ekler: falls on / fell on / fall·en on / fall·ing on
Hecelenişi: fall on
Okunuşu: /fɔːl ɒn /
129turn backgeri çevirmek;
geri dönmek.
Ekler: turns back / turned back / turn·ing back
Hecelenişi: turn back
Okunuşu: /təːn bak /
130fall uponsaldırmak, üstüne gelmek.Ekler: falls upon / fell upon / fall·en upon / fall·ing upon
Okunuşu: /fɔːl ə’pɒn /
131set offayrı koymak;
etkilemek;
yola çıkmak;
fitillemek;
göstermek;
belirginleştirmek, süslemek.
Hecelenişi: set off
Okunuşu: /sɛt ɒf /
132call atuğramak.Ekler: calls at / called at / call·ing at
Hecelenişi: call at
Okunuşu: /kɔːl at /
133get down tobaşlamak.Ekler: gets down to / got down to / got down to / got·ten down to / get·ting down to
Okunuşu: /gɛt daʊn tə /
134check inotel veya uçak defterine kaydolmak.Ekler: checks in / checked in / check·ing in
Hecelenişi: check in
Okunuşu: /tʃɛk ɪn /
135call outyüksek sesle konuşmak;
işbaşına çağırmak;
greve çağırmak.
Ekler: calls out / called out / call·ing out
Hecelenişi: call out
Okunuşu: /kɔːl aʊt /
136take afterbenzemek: yolunu tutmak, izinde yürümek.Ekler: took af·ter / tak·en af·ter / tak·ing af·ter
Hecelenişi: take af·ter
Okunuşu: /teɪk ’ɑːftə /
137check outotelden hesabını görüp ayrılmak;
, k. dili. öimek;
soruşturmak, doğru olup olmadığını araştırmak;
doğru olduğu açığa çıkmak;
(mağazada) seçtiklerini kasada hesap ettirmek;
işleyişini kontrol etmek.
Ekler: checks out / checked out / check·ing out
Hecelenişi: check out
Okunuşu: /tʃɛk aʊt /
138put up withtahammül etmek, çekmek.
katlanmak
Ekler: puts up with / put up with / put·ting up with
Okunuşu: /pʊt ʌp wɪð /
139look aroundbütün ihtimalleri incelemek veya üzerinde düşünmek.Ekler: looks around / looked around / look·ing around
Hecelenişi: look around
Okunuşu: /lʊk ə’raʊnd /
140bring outmeydana çıkarmak, göz önüne sermek, belirtmek;
neşretmek.
Ekler: brings out / brought out / bring·ing out / bring·ers out
Hecelenişi: bring out
Okunuşu: /brɪŋ aʊt /
141watch outdikkat etmek.Ekler: watch·es out / watched out / watch·ing out
Hecelenişi: watch out
Okunuşu: /wɒtʃ aʊt /
142run outdışarı koşmak;
akmak;
bitmek, tükenmek;
dışarı atmak, kovmak.
akmak;
bitirmek;
bitmek;
kovalamak;
kovmak;
sızmak;
tükenmek
Ekler: runs out / ran out / run out / run·ning out
Okunuşu: /rʌn aʊt /
143fall back uponbaşvurmakEkler: falls back upon / fell back upon / fall·en back upon / fall·ing back upon
Okunuşu: /fɔːl bak ə’pɒn /
144come roundkendine gelmek, ayrılmak, uğramak;
razı olmak.
Ekler: comes round / came round / come round / com·ing round
Okunuşu: /kʌm raʊnd /
145come toayrılmak, kendine gelemek;
(bir çareye, bir karara) varmak, erişmek, başlamak,den. orsa etmek.
kendine gelmek.
Ekler: comes to / came to / come to / com·ing to
Okunuşu: /kʌm tə /
146back upgeri sürmek, geri gitmek;
desteklemek.
Ekler: backs up
Okunuşu: /bak ʌp /
147let offcezasını affetmek, cezasını hafifletmek, işten çıkarmak;
dışarı vermek.
Ekler: lets off / let off / let·ting off
Hecelenişi: let off
Okunuşu: /lɛt ɒf /
148hand downnesilden nesile devretmek;
karar vermek.
Ekler: hands down
Hecelenişi: hand down
Okunuşu: /hand daʊn /
149take awayalıp götürmek.
alıp götürmek.
Ekler: took away / tak·en away / tak·ing away
Hecelenişi: take away
Okunuşu: /teɪk ə’weɪ /
150look upgözleri yukarı dikmek;
aramak, bakmak;
ziyaret etmek, yoklamak;
iyileşmek, düzelmek.
Ekler: looks up / looked up / look·ing up
Okunuşu: /lʊk ʌp /
151make upbarışmak;
bestelemek;
makyaj;
meydana getirmek;
oluşturmak;
oluşum;
telafi etmek;
toparlamak;
türetmek;
uydurmak;
yapı;
yazmak
Ekler: makes up / made up / mak·ing up
Okunuşu: /meɪk ʌp /
152send foraratmak, çağırtmak;
biriyle ısmarlamak
Ekler: sends for / sent for / send·ing for
Hecelenişi: send for
Okunuşu: /sɛnd fɔː /
153put ongiymek;
taklidini yapmak, suretini takınmak;
açmak;
atfetmek, üzerine yüklemek;
toplamak, şişmanlamak;
argo. aldatmak.
almak;
artırmak;
atfetmek;
çalıştırmak;
eklemek;
giyinmek;
giymek;
numara;
şişmanlamak
Ekler: puts on / put on / put·ting on
Okunuşu: /pʊt ɒn /
154fall outkavga etmek, bozuşmak;
vaki olmak;
(ask. ) sıradan çıkmak.
Ekler: falls out / fell out / fall·en out / fall·ing out
Hecelenişi: fall out
Okunuşu: /fɔːl aʊt /
155take fordiye almak, sanmak, zannetmek.Ekler: took for / tak·en for / tak·ing for
Hecelenişi: take for
Okunuşu: /teɪk fɔː /
156call onbaşvurmak;
istemek;
uğramak
Ekler: calls on / called on / call·ing on
Okunuşu: /kɔːl ɒn /
157try outbirisinin kabiliyetini denemek.Ekler: tries out / tried out / try·ing out
Hecelenişi: try out
Okunuşu: /trʌɪ aʊt /
158keep in touch withtemasta bulunmak, alâkayı devam ettirmek.Ekler: keeps in touch with / kept in touch with / keep·ing in touch with
Okunuşu: /kiːp ɪn tʌtʃ wɪð /
159carry ondevam etmek, devam ettirmek;
deli gibi davranmak;
ile meşgul olmak, idare etmek;
flört etmek.
Hecelenişi: car·ry on
Okunuşu: /kari ɒn /
160come into(mirasa) konmak;
girmek, katılmak.
Ekler: comes in·to / came in·to / come in·to / com·ing in·to
Hecelenişi: come in·to
Okunuşu: /kʌm ’ɪntʊ /
161break intotecavüz etmek, zorla girmek.Ekler: breaks in·to / broke in·to / bro·ken in·to / break·ing in·to
Hecelenişi: break in·to
Okunuşu: /breɪk ’ɪntʊ /
162watch forbeklemek, yolunu gözlemek.Ekler: watch·es for / watched for / watch·ing for
Hecelenişi: watch for
Okunuşu: /wɒtʃ fɔː /
163call backgeri çağırmak;
arayan kimseye telefon etmek.
Ekler: calls back / called back / call·ing back
Hecelenişi: call back
Okunuşu: /kɔːl bak /
164work outçözmek;
çözülmek;
halletmek;
hesaplamak;
keşfetmek;
planlamak;
sonuçlandırmak;
sonuçlanmak;
tüketmek;
yürümek
Ekler: works out / worked out / work·ing out
Okunuşu: /wəːk aʊt /
165look infırsat;
şans
Ekler: looks in / looked in / look·ing in
Okunuşu: /lʊk ɪn /
166come outanlaşılmak;
çıkmak;
görünmek;
grev yapmak;
sonuçlanmak;
yayımlanmak
Ekler: comes out / came out / come out / com·ing out
Okunuşu: /kʌm aʊt /
167run awaykaçmak, firar etmek.
kaçmak
Ekler: runs away / ran away / run away / run·ning away
Okunuşu: /rʌn ə’weɪ /
168call uponbaşvurmak;
davet etmek;
hitap etmek;
istemek;
talep etmek;
uğramak
Ekler: calls upon / called upon / call·ing upon
Okunuşu: /kɔːl ə’pɒn /
169put acrossk.dili muvaffakıyetle yapmak;
kabul ettirmek.
götürmek;
iletmek;
taşımak
Ekler: puts across / put across / put·ting across
Okunuşu: /pʊt ə’krɒs /
170count onitimat etmek, güvenmek.Ekler: counts on / count·ed on / count·ing on
Hecelenişi: count on
Okunuşu: /kaʊnt ɒn /
171break inzorla girmek;
lafa karışmak;
araya girmek;
alıştırmak.
Ekler: breaks in / broke in / bro·ken in / break·ing in
Hecelenişi: break in
Okunuşu: /breɪk ɪn /
172run downyermek, kötülemek, aleyhinde söylemek;
arkasından koşup yakalamak;
kurulmadığı için durmak (saat);
yavaşlayıp dinmek (konuşma).
akmak;
dökülmek;
ezmek;
kötülemek;
yermek;
yorgun
Ekler: runs down / ran down / run down / run·ning down
Okunuşu: /rʌn daʊn /
173go upçıkmak, yükselmek, fırlamak;
tiyatro sahnenin arka tarafma gitmek;
üniversiteye girmek;
k.dili mahvolmak, batmak.
Ekler: goes up / went up / gone up / go·ing up
Okunuşu: /gəʊ ʌp /
174clear uphalletmek;
aydınlatmak;
açılmak (hava);
iyileşmek (hastalık).
Ekler: clear·er up / clear·est up
Okunuşu: /klɪə ʌp /
175show upbeklenilen yere gelmek, gözükmek, meydana çıkmak.Ekler: shows up / showed up / shown up / showed up / show·ing up
Hecelenişi: show up
Okunuşu: /ʃəʊ ʌp /
176get over(hastalığı, öfkeyi) atlatmak;
açıklamak, anlaşılmasını sağlamak
Ekler: gets over / got over / got over / got·ten over / get·ting over
Hecelenişi: get over
Okunuşu: /gɛt ’əʊvə /
177look down on(birini) hor görmek.Ekler: looks down on / looked down on / look·ing down on
Hecelenişi: look down on
Okunuşu: /lʊk daʊn ɒn /
178carry outbaşarmak;
tamamlamak;
icra etmek.
Hecelenişi: car·ry out
Okunuşu: /kari aʊt /
179look outsakınmak;
gözetmek.
Ekler: looks out / looked out / look·ing out
Hecelenişi: look out
Okunuşu: /lʊk aʊt /
180tell apartbirbirinden ayırmak. tefrik etmek.Ekler: tells apart / told apart / tell·ing apart
Hecelenişi: tell apart
Okunuşu: /tɛl ə’pɑːt /
181add uptoplamak, yekun çıkarmak;
neticelenmek;
k.dili anlaşılmak, belli olmak.
Ekler: adds up / add·ed up / add·ing up
Okunuşu: /ad ʌp /
182back outcaymak, sözünden dönmek.Ekler: backs out
Hecelenişi: back out
Okunuşu: /bak aʊt /
183find outöğrenmek, haberdar olmak, farkına varmak, anlamak.Ekler: finds out / found out / find·ing out
Hecelenişi: find out
Okunuşu: /fʌɪnd aʊt /
184be carried awaysürüklenrnek;
kapılmak.
Ekler: am carried away / are carried away / is carried away / are carried away / was carried away / were carried away / were carried away / been carried away / be·ing carried away
185put asidebiriktirmek;
saklı
Ekler: puts aside / put aside / put·ting aside
Okunuşu: /pʊt ə’sʌɪd /
186back downcaymak, sözünden dönmek.Ekler: backs down
Hecelenişi: back down
Okunuşu: /bak daʊn /
187get throughbitirmek;
geçirmek, geçmek;
geçinip gitmek.
bitirmek;
atlatmak;
geçirmek
Ekler: gets through / got through / got through / got·ten through / get·ting through
Okunuşu: /gɛt θruː /
188take inalmak, içeriye almak;
daraltmak;
yelken sarmak;
kapsamak;
anlamak;
k.dili aldatmak, yutturmak;
(a.b.d.), k.dili gezmek, görmek.
Ekler: took in / tak·en in / tak·ing in
Hecelenişi: take in
Okunuşu: /teɪk ɪn /
189fall throughbaşarı kazanamamak, muvaffak olamamak, vazgeçilmek.
boşa gitmek, muvaffak olmamak.
Ekler: falls through / fell through / fall·en through / fall·ing through
Okunuşu: /fɔːl θruː /
190keep up withgeri kalmamak.Ekler: keeps up with / kept up with / keep·ing up with
Okunuşu: /kiːp ʌp wɪð /
191hand oververmek, devretmek, teslim etmek.Ekler: hands over
Hecelenişi: hand over
Okunuşu: /hand ’əʊvə /
192lay offbitmekEkler: lays off / laid off / lay·ing off
Okunuşu: /leɪ ɒf /
193take outçıkarmak;
çıkartmak;
götürmek, eşlik etmek.
Ekler: took out / tak·en out / tak·ing out
Hecelenişi: take out
Okunuşu: /teɪk aʊt /
194cut downöidürmek;
(ağaç) kesmek;
azaltmak;
kısaltıp yeniden dikmek (elbise).
Ekler: cuts down / cut down / cut·ting down
Hecelenişi: cut down
Okunuşu: /kʌt daʊn /
195stand outileriye fırlamış olmak;
göze çarpmak;
karşı durmakta inat etmek.
Ekler: stands out / stood out / stand·ing out
Hecelenişi: stand out
Okunuşu: /stand aʊt /
196break updağılmak;
dağıtmak;
bozuşmak;
argo. kendini tutamayıp gülmek.
i. kısılma, bozulma, dağılma, parçalanma;
Kan. buzların çözülmeye başladığı zaman.
Ekler: breaks up / broke up / bro·ken up / break·ing up
Okunuşu: /breɪk ʌp /
197go afterpeşinden gitmek (yakalamak veya almak için sıra ile)Ekler: goes af·ter / went af·ter / gone af·ter / go·ing af·ter
Hecelenişi: go af·ter
Okunuşu: /gəʊ ’ɑːftə /
198get onbinmek;
uyuşmak, anlaşmak;
idare etmek.
Ekler: gets on / got on / got on / got·ten on / get·ting on
Hecelenişi: get on
Okunuşu: /gɛt ɒn /
199look onbakıp durmak, seyretmek;
başkası ile aynı kitaptan okumak.
seyretmek.
Ekler: looks on / looked on / look·ing on
Hecelenişi: look on
Okunuşu: /lʊk ɒn /
200turn offkapamak;
kesmek;
lafa boğmak, sözü çevirip cevapsız bırakmak;
sapmak;
yol vermek;
argo. ilgisini kaybetmek.
Ekler: turns off / turned off / turn·ing off
Hecelenişi: turn off
Okunuşu: /təːn ɒf /
201make outbaşarmak;
çıkarmak;
geçinmek;
iddia etmek;
ileri sürmek;
yazmak
Ekler: makes out / made out / mak·ing out
Okunuşu: /meɪk aʊt /
202take downindirmek;
sökmek, parçalara ayırmak;
kibrini kırmak, alçaltmak;
yazmak, kaydetmek, dikte almak.
Ekler: took down / tak·en down / tak·ing down
Hecelenişi: take down
Okunuşu: /teɪk daʊn /
203run overziyarete gitmek;
ezmek, çiğnemek;
üstünden geçmek, tekrarlamak;
göz gezdirmek, gözden geçirmek;
taşmak.
ezmek;
taşmak
Ekler: runs over / ran over / run over / run·ning over
Okunuşu: /rʌn ’əʊvə /
204look intoaraştırmak, soruşturmak, incelemek.Ekler: looks in·to / looked in·to / look·ing in·to
Hecelenişi: look in·to
Okunuşu: /lʊk ’ɪntʊ /
205look forward tobeklemek, ummak.Ekler: looks forward to / looked forward to / look·ing forward to
Okunuşu: /lʊk ’fɔːwəd tə /
206turn awaybaşka tarafa yöneltmek;
kovmak;
dönüp gitmek, sapmak;
vaz geçmek.
Ekler: turns away / turned away / turn·ing away
Hecelenişi: turn away
Okunuşu: /təːn ə’weɪ /
207pick upkaldırmak, toplamak;
devşirmek;
rasgele bulmak;
pratik olarak öğrenmek, kulaktan öğrenmek (dil);
almak;
toplanmak;
k.dili iyileşmek;
ilerlemek, gelişmek;
hızlanmak.
Ekler: picks up / picked up / pick·ing up
Hecelenişi: pick up
Okunuşu: /pɪk ʌp /
208drop inuğramak.Ekler: drops in
Hecelenişi: drop in
Okunuşu: /drɒp ɪn /
209hear ofoğrenmek, haber almak.Ekler: hears of / heard of / hear·ing of
Hecelenişi: hear of
Okunuşu: /hɪə ɒv /
Her hakkı saklıdır. © 2011 Blue Sözlük